Dil ve Konuşma

Her canlı, kendi türüne özgü çeşitli iletişim sinyalleri üretme, dışa aktarma ve çözümleme sistemlerinden oluşan bir iletişim kapasitesine sahiptir.

Dil; insan ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olan iletişim ortamlarında, dışa aktarılmak istenen zihinsel içerikli mesajlar üretmeyi ve diğer insanların aktardığı mesajların içeriğini anlamayı sağlayan bir sistem, konuşma ise dil sisteminin ürettiği içeriği dışa aktarmak için kullanılan yollardan birisidir.

Klasikleşmiş bir ifadeyle dil; anlamları ifade etmek için toplumlarca kullanılan, yerleşik kurallara ve uzlaşmaya dayalı gelenekselleşmiş semboller sistemi olarak adlandırılabilir.

Dil; içerik, form ve kullanım olmak üzere üç alandan oluşmuştur. İçerik, dilin anlamıdır (semantik). Form; ses, sözcük ve cümlelerin içeriği taşıyacak şekilde düzenlemesinin. Heceleri ve sözcükleri oluşturan seslere ilişkin kuralları kapsayan sesdizimsel (fonolojik), cümle yapısına ilişkin organizasyon kurallarını kapsayan sözdizimsel (sintaktik), heceleri ve sözcüklerin biçimsel (morfolojik) düzenlemelerine ilişkin kuralları kapsayan özelliklerin tümü, dilin formunu oluşturur. Sosyal kullanım (pragmatik) ise dilin sosyal bağlamda etkin ve işlevsel olma özelliğini tanımlar.

Dil, genetik çevre etkileşimini yönlendirilmesine göre gelişen ve biyolojik altyapısı doğuştan var olan insana özgü bir yetidir.

Dilin üretim aşaması (Örneğin Pandemi sürecinde “Annen nasıl?” cümlesini ele alalım.) 1Karşımızdaki insanın, merak ettiğimiz insanla yakınlık derecesi; Annesinin önceki sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmak, şimdiki durumu hakkında merak duygusu oluşturmak ve sorduğumuz kişinin yanına gidemeyip bilgiyi sadece yakınlarından alabileceğimiz düşünmek; bunun yanında olumlu cevap beklentisinde olmak gibi kognitif süreçler 2kavram ve anlamlara uygun ses, hece ve sözcük birimlerinin dilsel bellek depolarından seçilerek dil kurallarına uygun bir dizilimle sıralanması sonucunda, dışa aktarılacak anlamlı bir içerik oluşturulması 3konuşmaya başlamak için akciğerlerine kadar hava alınacağına, gereken sesleri üretecek vokal kord titreşimlerini sağlamak üzere ne kadar hava gönderileceğine, seslerden hecelere, sözcüklere ve hedef cümleye kadar konuşmayı biçimlendirip akıcı bir şekilde ifade ederken dil, dudak gibi artikülasyon elemanlarını çalıştıran kasların ne zaman ne kadar kasılıp gevşeyeceğine ilişkin ayrıntılı motor programlama ve planlama işlemleri 4Konuşma eylemini gerçekleştirecek olan motor sinyallerin konuşma elemanlarına iletildiği ve konuşma eyleminin alıcı tarafından anlaşılacağı bir akış içinde ortaya konulması.

Kısaca, Dil üretimi; verici (ifade edici) beyinde amaç, istek ve niyet gibi kognitif hazırlık işlemleri ile başlar. Amaçlanan dilsel içeriği oluşturacak bir plan ve program çerçevesinde kodlanarak üretilen mesaj yine beyin tarafından yönetilen dışa aktarım işlemleri ile alıcıya iletilir. Alıcı beyin, gelen mesajı algıladıktan sonra kod çözme ve anlama işlemlerini gerçekleştirir ve verici tarafa geri bildirimde bulunarak iletişim döngüsünü tamamlar.

Başkalarını dinleme, izleme ve taklit etme davranışları iletişim ağını giderek genişletir. İletişimin sosyal yaşamdaki örneklerini izledikçe, çocuğun dikkati neler söylendiğine olduğu kadar, nasıl söylendiğine ve konuşma eylemine başka hangi davranışların eşlik ettiğine de yönelir. Yinelenen ve çeşitlenen iletişim deneyimlerine paralel olarak, kavram sözcük ilişkileri pekişir ve söz dağarcığı zenginleşir. Dilin doğru olarak kullanıldığı gerçek ve sanal ortamlar, gramer kurallarının da doğru bir biçimde içselleştirilmesine yardımcı olur.

Beyinde yürütülen çok aşamalı dil işlemleri sonucunda oluşturulan mesajın periferik konuşma elemanlarınca anlaşılır ve akıcı bir biçimde sözel olarak dışa aktarma eylemine konuşma denir. Konuşma dil gelişiminin bir basamağı ve insanların iletişim yollarından biridir.

Bir çocuk eğer başkalarının söylediklerini anlamakta (alıcı dil) veya duygularını, düşüncelerini yeterli düzeyde sözel olarak aktarmakta (ifade edici dil) güçlük yaşıyorsa o zaman bu bir dil bozukluğudur (Gecikmiş Dil Bozukluğu).
Diğer yandan eğer bir çocuk konuşma seslerini doğru veya akıcı bir şekilde üretmekte zorluk yaşıyorsa o zaman bu bir konuşma bozukluğudur. Konuşma bozuklukları, ses bozukluğu, konuşma sesi bozuklukları(Sesletim-Artikülasyon bozukluğu), akıcılık ve motor konuşma bozukluklarından oluşmaktadır. 

            Savaş Çelik

Uzm. Dil ve Konuşma terapisti

Kaynakça

Torun Ş. (2018), BEYİN VE DİL İşlevsel Nöroanatomi. Ankara, Detay Yayıncılık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir