Zihinsel Engelli Çocuklarda Dil Gelişimi

Zihinsel Engelli birey: Zihinsel işlevler bakımından ortalamanın iki standart sapma altında farklılık gösteren, buna bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan, bu özellikleri 18 yaşından önceki gelişim döneminde ortaya çıkan ve özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyan bireyi, ifade eder (MEB).

DSM-IV’e göre zihinsel engel; 18 yaş öncesinde ortaya çıkar, sosyal becerilerde önemi derecede gerilik ve zeka bölüm puanı yaklaşık olarak 70 ya da aşağısında olma durumu olarak tanımlanır. Üç gruba ayrılır. Hafif, Orta,  ağır ve çok ağır.

Zihinsel engelli bir kişi genellikle günlük yaşam iletişimi, sosyal becerileri, akademik becerileri, duyu-motor becerileri, kendi kendine yetebilme becerileri ve mesleki becerileri için gerekli altı uyum becerisi içinde en azından bazı boyutlarda sınırlandırılmıştır. Bu mevcut durum iletişim(dil yolu) ile halledilir. Zihinsel engelli çocukların dil gelişimi normal gelişen çocuklarla benzerdir.

Hafif Derecede Zihinsel Engelliler

Zekâ bölümü puanı 50 – 55 ile yaklaşık 70 arasında olan kişilerdir. Bu çocukların çoğunluğu ilkokulda başarısızlıkla karşılaşıncaya kadar gelişimleri normal çocuklardan önemli bir farklılık göstermemesi nedeniyle genellikle okula başlayıncaya kadar ayırt edilemezler. Hafif zihinsel engelliliğe sahip birçok birey normale çok yakın oldukları ve zihinsel yetersizlikleri çok hafif olduğu için çevreye daha rahat uyum sağlamaktadırlar (MEB).

Orta Derecede Zihinsel Engelliler

Zekâ bölümü puanı 35-40 ile 50-55 arasında olan kişilerdir. Orta Derecede Zihin Engellilerde Dil gelişimi, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel akademik becerileri kazanmada gecikme görülmektedir.Orta Derecede Zihin Engelliler genellikle erken çocukluk eğitimi döneminde fark edilmektedirler. Gelişim özellikleri normal çocuklardan önemli farklılık göstermektedir. Sosyal kuralları öğrenmeleri zayıftır (MEB).

Ağır ve Çok Ağır Derecede Zihinsel Engelliler

Zeka bölümü puanları 0 ile 35–40 arasında olan kişilerdir. Ağır ve çok ağır Derecede Zihinsel Engellilerin neredeyse tamamı doğumda ya da hemen sonrasında farkına varılırlar. Zihinsel engelliğe motor problemler ile konuşma dil problemleri eşlik etmektedir (MEB).

Konuşma ve dil bozuklukları zihin engellilerde en sık rastlanan ikincil yetersizliktir ve genellikle gecikmiş dil gelişimi ve sınırlı sözcük dağarcığı olmaktadır. Zeka geriliği ağırlaştıkça zeka gelişimi daha yavaş olmasının yanı sıra eşlik eden engellerinde artması nedeniyle konuşma ve dil sorunları yoğunlaşmakta ve artmaktadır (Eripek, 2005). Dil becerilerindeki sınırlılık genelde zihinsel engelin ilk belirtilerinden biridir.

Zihinsel engellilerde ki bilinen dil gelişim geriliği, Alıcı ve ifade edici dil becerileri ve Fonoloji ( dilin ses sistemi) , Sentaks (cümle içine kelimeleri yerleştirme kuralları) ,Morfoloji ( belirli sayı, fiil zamanı, cins gibi dil bilgisinin kullanılımı) , Semantik(kelimelerin anlamı ve kelime kombinasyonu), Paragmatik (sosyal statü içinde kullanılan dil yolu) dil becerilerinde yaşadığı sorunlardır.

Alıcı Dil: Alıcı dilden bahsedilirken, Konuşulanı kişi yalnızca duymaz aynı zaman da onu kavrar. Söylenen şeyin ne anlama geldiğini/ne istendiğini kavramaktır.

İfade edici dil: İfade edici dil, dilin üretimi olarak tanımlanır. Genellikle kişi konuşarak kendini açıklar.

Dilin gelişim öncesi: Yeni doğanlar dil edinmeye hazır gelirler. Bununla birlikte, yeni doğanların insan yüzlerine ilgi duymaları ve yüz ifadelerini taklit etme kapasiteleri daha sonra iletişimsel gelişimin sosyal temeline hazırlanmaktadır.

Ses gelişimi: Yaşamın ilk yılında bebekler konuşma sesleri üretmek için kapasite geliştirirler. İlk yılın ikinci yarısında başlayan agulama anlamlı konuşma için önemli bir prosedürdür. Oller ve meslektaşları tarafından yapılan normal gelişen bebeklerle Down sendromlu bebeklerde agulama araştırmaları; zihinsel engelli bebeklerin,  normal gelişimli çocuklardan yaklaşık iki ay geriden geldiğini ve  motor gecikmesi ve Down sendromunun karakteristiği olan hipotonisite yüzünden normal gelişimli çocuklara göre agulama daha az görülür.

Sosyal iletişim gelişimi: yaşamının ilk yıllarında hem karşılıklı sesleniş hem de karşılıklı bakış koordinasyonu içeren aile-çocuk etkileşimleri zengindir. Down sendromlu bebekler ortak göz temasının başlangıcında gecikme gösterirler, diğer bebeklerden daha az seslendirme yaparlar ve anneleri ile Karşılıklı etkileşimleri daha az koordine edilir. Temelde diğer yüz özellikleri keşfetmek yerine daha gözler üzerinde odaklanırlar ve normal bebeklerden daha fazla seslendirme yaparlar. Nitekim bir yaşındaki Down sendromlu bir bebek aynı anda hem annesi ile etkileşim kurmak hemde nesnelerle oynamakta zorluk yaşarlar. Down sendromlu bebeklerin sosyal yaşamdaki bu ilk farklılıkları onların oyunları ve yaşamlarının ikinci yılındaki iletişimlerine yansır.

Fragile X sendromu gibi başka özür popülasyonunda dil gelişim öncesi zayıf göz teması gösterdiği bilinir. Oysa ki ; Williams sendromlu genç çocuklar insan yüzlerine çok büyük ilgi duyarlar ve bir diğer insanın yüzüne yoğun bir şekilde bakarak vakitlerinin çoğunu harcarlar.

Semantik gelişim: Down sendromlu çocuklar, Zihinsel Engel düzeyine bağlı olarak semantik gelişimleri gecikir. Bunun aksine Williams sendromlu çocuklar zihinsel engel düzeyini bile geçebilecek sözcük gelişim oranlarında hız gösterirler.

Çok önemli bir rol oynadığı saptanan diğer bir işletim prensibi, genişleyebilme prensibidir. Örneğin; bir çocuk, otobüs, tren, kamyon, vb. ‘ni içeren pek çok nesneyi kastederek araba kelimesini kullanabilir. Mervis ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırma Down sendromlu ve William sendromlu çocukların normal çocuklar gibi basit yollarla kelimerin anlamını genişlettiklerini doğrulamışlardır.

Sesbilimsel gelişim: Çocuklar kelimenin anlamını edinirken, dilin ses bilimsel kurallarını takiben bu kelimelerin nasıl oluştuğunu da öğrenirler. Ses bilimsel gelişimlerin çoğu çocuklar okula gidinceye kadar oluşur.

Özellikle IQ seviyeleri düşük olan Zihinsel engelli çocuklar Artikülasyon hataları ortaya koyma eğilimindedirler. Down sendromlu çocuklar; dilin sesbilimsel beklentisinde zorlanırlar ki bu durum agulamadaki gecikmeyle ilişkilendirilir. Williams sendromlu çocuklarda belirli yapısal probleme rastlanmaz. Fragile x hem yapısal hem de konuşma üretiminin akışıyla problemleri vardır.

Paragmatik gelişim: Normal bir konuşma, sıra alma, ortak ilgi ve iletilerini açık bir şekilde bildirmeyi içerir.

Down sendromlu çocukların daha uzun periyotlarca konuşmanın konusunu sürdürme de iyidirler. Williams sendromlu genç çocuklar yetişkin bir uzmanla etkileşim içinde mevcut konuyu sürdürmede de daha iyidir. Fragile X sendromlular bir konuşma konusunu sürdürme de zorlanırlar .

Sentaktik Gelişim: Dil gelişiminin ilk evresinde zamir, edat, bağlaç gibi kapalı sınıf terimlerini artarak kullanırlar.

Zihinsel engelli birey popülasyonunda dil bilimsel gelişimlerin ilk evresi normal gelişen çocuklarda bulunduğu ile aynıdır. Down sendromlu çocukların gelişim oranı çok yavaştır ve bu çocuklar dil bilgisi gelişiminin ilk evresi boyunca hiç gelişmezler. Bu çocuklar zamirler ve belirteçler ( Örneğin; o ya da bu gibi insan ve nesnelerin kastedilir.)  üzerine yoğunca bir şekilde ilgi gösterme eğilimindedirler ve dil gelişiminin ilk evreleri boyunca isimsel terimler daha az kullanırlar. Down sendromlu çocuklar dil bilgisi gelişiminde ciddi kısıtlamalar gösterir. Down sendromlu çocukların Williams sendromlu çocuklar ve normal çocuklara göre daha basit ve kısa cümleler kurarlar.

Williams sendromlu çocukların karşılaştırılmasında yetişkin düzeyinde dilbilgisi sistemini başarabilir ve özel sentaktik kusurları göstermezler.

Dil gelişim geriliğinde evde yapılabilecek Çalışmaları Buradan okuyabilirsiniz.

Savaş Çelik

Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti

KAYNAKÇA

Gauri P. Language development in children with mental retardation (Erişim T. 06.10.2012)

http://goertzel.org/dynapsyc/2007/Language%20development.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir