Otizm Spektrum Bozukluğu (Yaygın Gelişimsel Bozukluklar) ve Dil

Yaygın gelişimsel bozukluk (YGB) veya Otizm Spektrum Bozukluğu sosyal etkileşim ve iletişimdeki yetersizlikler ve bunun yanı sıra sınırlı ve tekrarlı davranış örüntüleri ve ilgilerle karakterize olmuş bir grup gelişimsel bozukluktur (Amerikan Psikiyatri Derneği, 2000). YGB/OSB kendi içinde alt gruplara ayrılır: sosyal ve iletişim becerilerdeki normal gelişimden sonra gerileme ile tanımlanan Rett Sendromu ve çocukluk çağı disintegratif bozukluğu, otizm, Asperger Sendromu ve atipik otizm (pervasive developmental disorders—not otherwise).

Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı genelde 2;6-3;0 yaşları arasında alınmaktadır, ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler otizmli bireyleri normal gelişim gösteren bireylerden ayıran belirtilerin varlığıyla Otizm Spektrum Bozukluğu tanısını 1;0 yaşa kadar indirmiştir. Otizm Spektrum Bozukluğu erken dönemdeki belirtileri arasında göz kontağı, ortak ilgi ve ismi söylendiğinde tepki vermeme gibi davranışlardır. Yine de erken dönemde Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı koymak kolay değildir çünkü erken dönemde gelişmekte olan birey farklı gelişim örüntüleri sergileyebilir.

Ancak 1 yaşındaki çocuklar göz kontağı kurmada, ortak ilgide ve isimlerine tepki vermede sorun yaşıyorlarsa erken müdahale ve aile etkileşim yaklaşımları ile daha başarılı sonuçlar alınabilir.

Otizm Spektrum Bozukluğu her 10,000 çocuktan altmışında görülür ve bu her 166 çocukta 1 çocuğa eşit gelir (Fombonne, 2005). Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı alan çocukların sayısı son 15 yılda oldukça artış göstermiştir. Bu artış gelişmiş tanı kriterlerine, gelişmiş tanı araçlarına, toplumsal farkındalığa ve muhtemel çevresel ve genetik faktörlere bağlanmaktadır (Rutter, 2005; Blaxill, 2004). OSB 40% zeka geriliği olsa da her zeka düzeyinde görülebilir. Erkeklerde kızlardan 4 kat daha fala görülür.

Otizm Spektrum Bozukluğu sosyal, dil ve iletişim gelişimi alanlarındaki gerilikler ve yetersizliklerle karakterize olmuş gelişimsel bir bozukluktur. Otizm Spektrum Bozukluğu olan birçok çocuk bu gelişim alanlarındaki önemli köşe taşlarını atlamakta sorun yaşar ve normal gelişim gösteren yaşıtlarına göre geri kalır. Otizm Spektrum Bozukluğu çoğu kez yavaş ve olağan dışı dil ve iletişim özellikleriyle fark edilse de, Otizm Spektrum Bozukluğu ile ilişkilendirilen birçok dil yetersizliği diğer bozukluklarda da görülür.

Otizmdeki dil ve iletişim geriliklerine dair farklı görüşler vardır. Kimilerine göre otizmdeki dil ve iletişim yetersizlikleri sosyal-duygusal yetersizliklere ikincil olarak geliştiği savunurken, kimileri otizmin birincil dil bozukluğunun nedeni olduğunu, kimileri ise otizmin sadece bir pragmatik bozukluk olduğunu savunmaktadır. Ancak otizmdeki dil ve iletişim yetersizliklerinin bireyden bireye değişkenlik gösterdiği yaygın olarak kabul edilir. Bu dil ve iletişim bozuklukları sadece otizm özel olabileceği gibi diğer bozuklukları olan bireylerin gösterdiği dil ve iletişim bozuklukları profillerine benzeyebilir.

Otizmde Dil ve iletişim

Daha öncede belirtildiği gibi otizmli çocukların dil ve iletişim gelişimlerinde değişkenlikler sık rastlanan bir durumdur. Örneğin Asperger sendromu olan çocukların bir kısmında dil gelişiminde bir gecikme yaşanmazken,  otizmli çocukların çoğunda dil gelişiminde gecikmeler ve sapmalar gözlenir. Yapılan retrospectif çalışmalarda ebeveynlerin çoğunun otizmli çocuklarının dil gelişimlerinde gecikme ve sapmaları iki yaşına kadar fark ettiklerini göstermiştir. Yapılan bir başka çalıma ise 1 yaşındaki otizmli çocukların isimleri söylediğinde ve annelerin seslerini duyduklarında normal gelişim gösteren çocuklara göre çok daha az tepki gösterdikleri bulunmuştur.

Kurita (1985) yaptığı çalışmada otizmli çocuğu olan ebeveynlerin 25% nin 12 ile 18 civarında sözcüğü olduğunu ancak ilerleyen süreç içersinde bu sözcükleri de kaybettiklerini bulmuştur. Lord, Shulman ve DiLavore (2004) boylamsal çalışmalarında belli bir süre normal dil gelişiminin ardından bu tür bir dil gerilemesinin (language regression) sadece otizme özgü olduğunu bulmuşlardır. Otizmli çocuklarla normal gelişim gösteren çocukların benzer gelişim yollarından geçtiğini göstermiş ancak otizmdeki dil yetersizliklerine ve gecikmelerine dikkat çekmiştir. Otizmli çocukların yaşlarının ilerlemesi, erken yaşta alınan tanı ve müdahale ile dil ve iletişim gelişimleri göstermektedirler ancak erken dönemde çok ciddi derecede alıcı dilde yetersizlikleri olan otizmli çocukların genel olarak dil ve iletişim becerilerinde ileri derecede gecikmeler ve sapmalar bulunmaktadır. otizmli birey dili belli bir iletişim niyeti ile belli amaçlar için işlevsel olarak kullanmakta sorunlar yaşamaktadır. Otizmli bazı çocuklar işlevsel dili neredeyse hiç edinememektedirler.

Erken Gelişim

            Ortak İlgi

Ortak ilgi kişinin göz kontağı ve işaret etme becerisini diğer insanlarla paylaşım ve diğer sosyal amaçlar için kullanma becerisidir. Normal gelişen bebekler hayatlarının ilk aylarından itibaren göz temaslarına, yüz ifadelerine, jest/mimiklere ve annelerinin seslerine karşı bir yatkınlık gösterirler. Ortak ilgi bebekle annesi arasındaki duygusal ve fiziksel etkileşim sırasında ortaya çıkar ve gelişmeye devam eder. 6 aya ulaşıldığında bebek çevresindeki nesnelere karşı ilgi duymaya başlar. Daha sonra anne ve bebek bu nesnelere karşı ortak ilgi oluşturur. Bu ortak ilgi başlarda anne tarafından sürdürülse de sonra bebek tarafından başlatılmaya başlar. Bu üçlü etkileşim (bebek, anne ve nesne) 6-18 ay arasındaki etkileşimin temelini oluşturur ve 12-15 ay civarında çocuk bu etkileşime kendince sözcükler katmaya başlar.

Ortak ilgi dil ve iletişim gelişiminde de çok önemli bir rol oynar. Çocuklar çevresindeki kişilerin yüz ifadelerini ve ses tonlarının farkına varır ve böylece bağlamsal, duygusal ve sosyal durumları algılar. Ortak ilgi aynı zamanda konuşmacının niyetini ve bakış açısını algılamak içinde önemlidir. 16-24 ayları arasında çocuk çevresindeki kişilerle kurduğu göz kontağını konuşma ve çevresindeki kişi, nesne ve olaylar arasındaki ilişkileri kurmak için bir bilgi kaynağı olarak kullanır. Örneğin bir çocuk annesi ile birlikte baktıkları bir kedi hakkında annesi konuşurken annesinin ürettiği dil ile kediye ait özellikler arasında zihinsel ve temsili ilişkiler kuracak ve hipotezler oluşturacaktır. Bu beceri dil gelişimi içinde büyük öneme sahiptir.

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocukların ortak ilgiyi başlatma ve sürdürmedeki yetersizlikleri yaklaşık bir yaş kadar erken bir zamana kadar kendini belli eder. Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocukların göz kontağı, işaret ederek dikkat çekme ve diğer kişilerin ilgilerini çekme, jestler gibi bağlamsal ipuçlarını kaçırdıkları bilinmektedir. Ortak ilgi ve ortak ilgi ile ilgili diğer beceriler dil ve iletişim gelişimi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.

Dil ve İletişim Becerileri

Otizmin davranışsal özellikleri ve ilgili bozuklukları bireyden bireye değişkenlik gösterse de otizmin tutarlı sorun alanlarından biri dil ve iletişim yetersizlikleridir. Otizmi olan bir çok çocuk sözel olmayan zeka testlerinde normal sınırlar içinde skorlar alsa da dil edinimi ve kullanımında büyük güçlükler yaşamaktadırlar.

Otizmi olan çocuklarda zeka geriliği görülebileceği gibi bazı otizmli çocuklarda normal ve hatta bazı durumlarda normal zekanın da üstü görülebilir. Ancak normal zeka düzeyine sahip otizmli çocuklarda da dil ve iletişim sorunlarına rastlanır. Bu demek olur ki otizmde dil ve iletişim bozuklarının tümü zeka ile açıklanamaz.

Sesbilgisi/Sesletim

Otizimde gecikmiş dil ve konuşma tipik bir durumdur. Bu gecikmeye rağmen otizmli çocuklar normal konuşma gelişimi örüntüleri ve tipik sesbilgisel hatalar gösterirler. Bu nedenle denilebilir ki otizmde sesbilgisel gelişim normaldir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi değişkenlikler ve bireysel farklılıklar gözlenecektir.

Yapılan çalışmalarda otizmli çocukların sesletimlerinin çoğunlukla normal ancak tipik gelişim gösteren çocukların sesbilgisi/sesletim gelişimlerine göre daha yavaş ve gecikmeli olduğunu göstermiştir. Sesbilgisi ve sesletimdeki bu gecikmelerin yüksek işlevli otizmli bireylerde geçici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca otizmli çocukların fonem sıklığı dağılımı ve fonem hatalarının dağılımının zihin engeli olan ve normal gelişim gösteren çocuklara benzediğini ortaya koymuştur. Bir başka bulgu ise kullanım sıklığı düşük olan fonemlerde daha fazla hata gerçekleştirildiğidir.

Sözcük Bilgisi

Sözcük bilgisi otizmli çocukların güçlü oldukları alanlardan biridir, özellikle yüksek işlevli otizmli çocukların sözcük dağarcıklarının büyük oldukları, standardize testler tarafından belirlenmiştir. Ancak yine otizmli çocukların sözcük bilgisinde de sorunlar gözlenmektedir. Otizmli çocukların “bilmek, düşünmek, hatırlamak” gibi sözcükleri ve duygu belirten sözcükleri neredeyse hiç kullanmadıkları bilinmektedir. Bunun yanı sıra “aşağıda, yukarıda” gibi yer yön bildiren sözcüklerde de sorun yaşarlar. Sözcük bilgisinde incelenmesi gereken bir diğer alan ise otizmli çocukların alıcı ve ifade edici dilde kullandıkları sözcükleri nitelikleri/derinlikler ve bu sözcükleri iletişimsel işlevler için kullanıp kullanmadıklarıdır.

Otizmli çocukların sözcük bilgisi alanında sergiledikleri bir başka davranış ise yeni sözcük üretmeleri (neologism) ve var olan iki sözcüğü birleştirerek yeni sözcükler üretmeleridir (blending). Bu davranışlarıyla toplumun üzerinde anlaştıkları kodlardan farklı kodlar kullanmaktadırlar.

Sentaks (Sözdizim) ve Morfoloji (Dil Bilimi)

Otizmde sentaks ve morfoloji gelişimine dair yapılan çalışmalarda çelişkili görüşler vardır. Bazıları otizmli çocukların morfosentaktik gelişimlerinde sorun olmadığını düşünürken bazı araştırmacılar ise otizmli çocukların alıcı ve ifade edici dilde morfosentaktik sorunlar yaşadığını düşünmektedir.

Tager ve Flusberg tarafından gerçekleştirilen bir çalışmaya göre otizmli çocuklar morfosentaktik gelişim anlamından down sendromlu çocuklar ve normal gelişim gösteren çocuklara benzer gelişim göstermektedirler. Down sendromlu ve otizmli çocukların benzerlik gösterdikleri bir diğer nokta ise ortalama sözce uzunluklarıdır. Otizmli çocukların zaman ekleri gibi morfemleri de dillerinde kullanmakta zorluk çektiklerini gösteren çalışmalar vardır. Bazı araştırmacılar bu yönüyle otizmli çocukların dil profillerinin özgül dil bozukluğu olan çocukların dil profillerine benzerlik gösterdiklerini savunmaktadır. Otizmli çocukların sentaktik gelişimlerinin normal gelişim düzenine uygun olduğuna dair görüşler ve veriler bulunsa da sentaktik gelişimde de gecikmeler görülür, örneğin OSU daha yavaş artar. Morfosentaktik gelişimdeki gerilikler ve yetersizlikler spontan iletişimde daha da göze batar hale gelmektedir.  Özellikle spontan iletişimde otizmli çocukların belli morfemleri kullanmadıkları görülmektedir.

Ekolali

Ekolali otizmli çocuklarının konuşmalarına eşlik eden en belirgin özelliklerden biridir. Benzer entonasyonlarla, başka birinin söylediği bir sözcük veya sözcenin anlık veya ertelenmiş tekrarıdır. Önceleri işlevsiz ve uygun olmayan davranış olarak nitelenen ekolalinin iletişimsel işlevler taşıdığına dair iddialar ortaya atılmıştır. Bu iletişimsel işlevler arasında sıra alma, ifade etme, soru cevaplama, istek belirtme ve öz denetim işlevleri vardır. Ekolali otizmle özdeşleşmiş olsa da her otizmli çocukta görülmeyebilir ve sadece otizmli çocuklarda görülen bir durum değildir. Müdahale gören ve dil bileşenlerinde gelişme gösteren otizmli çocukların çoğunda ekolalinin azaldığı belirtilmektedir.

            Deiktik Kavramların Kullanımı

Otizmde yaşanan dil yetersizliklerinden biri de deiktik kavramların kullanılmasıdır. Otizmli bireyler “ben, sen, burada, orda” gibi kullanan kişiye ve duruma göre değişkenlik gösteren deiktik kavramların kullanımında sorunlar yaşamaktadırlar. Deiktik kavramların alıcı ve ifade edici dilde kullanımı ekolali gibi otizmde sık görülen bir durumdur. Örneğin otizmli bir çocuk su istemek için “su içmek ister misin?” gibi bir yapı kullanabilir. Burada hem normal cümle kullanmak yerine soru kullanmış hem de “sen-ben” değişimini yapamamıştır. Bu sorun ise otizmli çocukların sosyal iletişimsel bozukluklarına bağlanmaktadır. Ayrıca son zamanlarda araştırmacılar deiktik kavramların alıcı ve ifade edici dilde kullanımda yaşadıkları sorunların ortak ilgi ve diğer insanların bakış açılarını algılamaktaki yetersizliklerinde kaynaklandığını düşünmektedir.

Dilin Bürünsel/Parçaüstü Boyutu

Normal ve monoton bir entonasyon otizm spektrum bozukluğunun ilk klinik bulgularındandır ve ekolali gibi otizmli çocukların sapmalar gösterdiği alanlardan biridir. Günlük yaşamda insanlar prozodi ve entonasyonla da iletişim kurdukları kişilere mesajlar verirler. Örneğin, kullanılan entonasyona göre bir sözcenin soru mu yoksa ifade cümlesi mi olduğunu anlayabilirler. Entonasyonun taşıdığı bir diğer anlam ise duygusal bilgilerdir. Kullanılan entonasyona göre karşımızdaki kişilerin duygu durumları hakkında bilgi edinir ve uygun tepkiler veririz. Otizmli bireyler sosyal-iletişimsel sorunlardan dolayı dilin bürünsel boyutuna ait bilgilerin algılanmasında ve kullanılmasında sorunlar yaşarlar ve bu durum iletişimi olumsuz etkiler. Bu sorunların otizmli çocukların hem dil öncesi dönemine hem de dil sonrası dönemine olumsuz olarak yansır.

Otizmde Alıcı Dil

Otizmli çocukların dil öncesi dönemleri incelendiğinde dilsel ve iletişimsel uyaranlara karşı verdikleri tepkilerde normal gelişim gösteren çocuklara göre farklılıklar gözlenmiştir. Ayrıca otizmli çocukların dil öncesi dönemlerinde dilsel ve iletişimsel uyaranlara gösterdikleri tepkilerin ilerleyen yıllardaki dil ve iletişim gelişimi üzerine etkileri olduğu bilinmektedir. otizmli çocukların alıcı dil becerilerindeki sorunları daha ciddi olduğuna dair klinik veriler mevcuttur ki bu durum otizmli bireyleri dil edinimi sürecindeki geriliklerini açıklamaya yardımcı olabilir. Otizmli çocukların alıcı dilde yaşadıkları bir diğer önemli sorun ise dilsel olmayan bağlamsal uyaranlarla dilsel girdileri bütünleştirerek anlamlı bir iletişimsel bütün oluşturamamalarıdır. Otizmli çocukların konuşmacılar ses tonlarına, jest ve mimiklerini fark etmedeki başarısızlıkları ve bu bağlamsal uyaranları dilsel uyaranlarla bağdaştıramamaları bu duruma örnektir.

Dil Kullanımı/Pragmatik

Pragmatik dilin uygun bağlamlarda belli amaçlar için uygun şekilde kullanılarak iletişimi sekteye uğratmadan gerçekleşmesini sağlayan dil bileşenidir. Otizmli birey dilin diğer bileşenlerinde normal ve yeterli gelişim gösterse de pragmatik yetersizlikler yine de kendini gösterir. Otizmli çocukların dil kullanımında özelliklede dilin pragmatik boyutlarındaki sapmalar otizmi karakterize eden dil özellikleri arasındadır. Otizmli çocukların sıra alma, eksik bilgiyi tamamlama, dinleyicinin ihtiyaçlarına uygun bilgi verme, sohbet açma ve sürdürme, yeni konu açma, mecazi anlamları bağlamdan çıkarma gibi pragmatik becerilerde sorunlar yaşadıkları bilinmektedir. İletişim kurdukları ortam ve kişiler de sınırlıdır. Ayrıca dinlemede yaşanan sorunlar, kendi kendine konuşma, sohbet ve iletişim kurallarını gözetmeme, ilgisiz ve gereksiz yorumlarda bulunma otizmde görülen diğer pragmatik sorunlar arasındadır. Otizmli çocukların bazı durumlarda yetersiz bilgi verirlerken bazı durumlarda gereksiz olduğu halde fazla ayrıntılı bilgi vermeleri yaşadıkları pragmatik sorunlara örnektir. Ayrıca otizmli çocuklar jest, entonasyon ve yüz ifadelerini pragmatik amaçlar için iletişim esnasında kullanmada yetersizlikler göstermektedirler.

Oyun Becerileri

Otizmli çocukların oyun becerilerinde de otizmin ve sosyal-bilişsel sınırlılıkların şiddetine bağlı olarak değişkenlikler gözlenmektedir. Normal gelişen çocuklar oyuncaklarla işlevsel ve hayal gücüne dayalı etkileşimler kurarken, otizmli çocukların etkileşimlerinin sınırlı ve tekrar şeklinde kaldığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca normal gelişim gösteren çocukların birden çok oyuncağı aynı anda daha karmaşık şekillerle oynarlar ancak otizmli çocukların işlevsel olarak ilişkili olan oyuncakları birleştirerek oynamamaktadırlar. Normal gelişim gösteren çocuklar akranları ile birlikte etkileşime girerek oyun oynarlarken otizmli çocuklar kendi kendilerine oyun oynamaktadırlar.  Otizmli çocukların oyun becerilerinde görülen bu farklılıklar araştırmacılar tarafından ortak ilgi, yürütücü işlevler ve zihin teorilerindeki yetersizliklere bağlanmaktadır. Oyun becerileri otizm tanısı için önemli bir kriter olarak değerlendirilmektedir.

Dil gelişim geriliğinde evde yapılabilecek Çalışmaları Buradan okuyabilirsiniz. 

Savaş Çelik

Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir