AFAZİ

Afazi  Bir beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan edinilmiş dil bozukluğudur. Motor konuşma yetersizliği ile ortaya çıkan gelişimsel dil ve konuşma bozukluklarını (dizartri) kapsamaz. İlişkili hasarlar, okuma bozukluğu (aleksi), yazma bozukluğu (agrafi), ve becerili hareketlerin bozulması (apraksi) olarak bilinirler. Adı geçen sendromlar afaziye eşlik edebilir ya da bağımsız olarak ortaya çıkabilirler.

Patofizyoloji Afazi herhangi bir beyin hasarına bağlı olarak ve genellikle sol serebral hemisferde ortaya çıkar. Dil işlevleri sağ elini kullananlarda %96-99 olarak sol hemisferde, sol elini kullananlarda %60 olarak sağ hemisferde yerleşiktir. Geriye kalan az sayıda insanın her iki hemisferde baskınlığı olabilir, bazısının sağ hemisfer baskınlığı bile söz konusudur. Bu yüzden sol elliler bir sol hemisfer krizine maruz kalsa da afazi nispeten daha hafif olabilir. Her iki hemisfer baskınlığı olan kişinin beyin krizi sonrası geleceğe yönelik iyileşmesi daha sonuç vericidir.

Çoğu afazi ve ilişkili hasarlar beyin krizine, beyin travmasına, serebral tümörlere ve dejeneratif bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkar. Dil üretiminin nöroanatomik yayılımı oldukça geniştir; sonuç olarak pek çok afazi sendromu gözlebnebilir. Hastalar, konuşmanın fonetik üretimini, konuşmanın anlaşılabilme yetisini, tekrarlamayı, sözcük adlandırmayı, okumayı veya yazmayı kaybedebilirler.

Görülme sıklığı Amerika’da afazinin görülme sıklığı hakkında fazla veri yoktur. Yine de, hiç bir yaş grubuna sınırlanmayan hasta kitlesinden dolayı görülme sıklığının azımsanmayacak kadar çok olduğu söylenebilir. Türkiye’de beyin krizi vakalarının %71’i beyin enfarktüsü, %29 kadarı ise beyin kanamasıdır. Yaşayanların %60-65’inde kalıcı özürlülük durumu saptanmıştır. Türkiye’de her yıl 125.000 beyin krizi yaşanmaktadır. İtalya, İngiltere, İspanya ve Fransa gibi diğer Avrupa ülkelerinde bu sayı daha azdır (Özdemir, 2000). Türkiye’de afazinin görülme sıklığının çok olduğu tahmin edimekteyse de, niceliği hakkında bilgimiz yoktur.

Ölüm oranı Afazi bir hastalık değil, beyin krizine bağlı olarak gelişen bir durumdur. Bu yüzden hastanın ölümü afaziye bağlı olmaz.

Cinsiyet Kadın ve erkeklerde görülme sıklığı ve klinik özellikleri açısından farklılıkları değerlendiren yeterince çalışma yoktur.

Yaş Tartışmalı bir konu olmakla birlikte yaş iyileşmede önemli bir faktördür. Bazı çalışmalar 70 yaş sonrasını afaziden iyileşmeye uygun bulmazlar.

Öykü Belirtiler genellikle ani başlangıç gösteren bir beyin krizi veya travma ile ortaya çıkar

Anatomik sınırlılıklar Lezyon ve karşılığında ortaya çıkan yetersizlikleri bire bir eşlemek hiçbir afazili birey için aynı olamaz. Beyin krizi arkasi afazi tanısı konmuş bireyler iyileşme gösterdikçe afazi tipinde değişiklik yaşayabilirler. Doğuştan çok ciddi anomalitesi olan hastalar, böyle bir durumda afaziyi çok hafif hissederler. Ağır afazi tanımına katkıda bulunan faktörler, olayın üzerinden geçen süre, etyoloji, vasküler lezyonun nasıl gerçekleştiği ve hastanın yaşıdır. Diğer hemisferin katkısı iyileşme için en önemli faktörlerden biridir.

Nedenleri Afazi bir hastalık değil bir sendromdur; çok çeşitli beyin hasarlarına bağlı olarak ortaya çıkabilir.

  • Beyin krizinde, dil hasarı çok ani ve net olarak kendini gösterir.
  • Beyin yaralanmalarında, yetersizlikler travmanın durumuna bağlı olarak farklılık gösterir; çoğu durumda fark edilmeyebilir.
  • Demansta, dil sorunu çok belirgin olmayabilir; dil ve konuşma terapisti ve nöropsikoloğun ortak çalışmaları ile saptanabilir.
  • Multiple sclerosis (MS) ve Parkinson hastalığında dil bozukluğu belirginleşmeyebilir.

Belirgin tipe eşlik eden okuma, yazma, sözcük bulmaya ilişkin yetersizlikler, bir önceki kriz, ve bellek sorunları gibi yetersizlikler kesinlikle göz önüne alınmalıdır.

DİL DEĞERLENDİRMESİ

Afazi semptomlarından şüphelendiğiniz hastalarda dil kaybına/yetersizliğine ilişkin değerlendirme amaçlı veri toplama oldukça detaylıdır. Dilin her bir bileşeninin tek tek ve her açıdan test edilmesi gerekir. Afazide yapılan bir yatakbaşı değerlendirmesi spontan konuşma, adlandırma, tekrarlama, işitsel anlama, konuşma üretimi, okuma ve yazma gibi dile ait bilgi toplayabileceğiniz tüm modülleri kapsamalıdır. Hastada dil yetersizliklerine ilişkin hata farkındalığı olabilir veya olmayabilir. Değerlendirme süresi ve değerlendirme çeşidi mutlaka göz önüne alınmalıdır. Üstelik, Türkçe gibi tipolojisi İngilizce’den farklı olan dillerde afazi özelliklerinin alınyazında belirtilenlerden farklı olabileceği göz önüne alınmalıdır (Maviş, 2002; Maviş 2004)

Spontan konuşma, akıcılık, konuşma çıktısındaki sözcük sayısı, konuşmayı başlatabilme, fonemik veya semantik olan parafazik konuşma hataları, sözcük bulma amaçlı duraklamalar, tereddütler veya sözcük bulamamanın getirdiği laf dolandırmaları, sesletim zorlukları ve prosodiye ilişkin sorunlar spontan konuşma içinde değerlendirilmelidir.

Bazı hastalar başlangıç olarak çok iyi görünebilirler ama değerlendirme süresi uzadıkça dil bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu sebeple, bir nörologun yapacağı yatakbaşı sohbet dil bozukluklarını ortaya çıkarmak için yeterli olmayabilir. Özellikle, bir dil ve konuşma terapistinin hastayı değerlendirmesi öngörülür.

Akıcılığın değerlendirilmesinde hastadan bir dakika içinde sizin belirlediğiniz bir harf ile başlayan sözcükleri sayması (Harf akıcılığı testi: letter-fluency task) istenir. Genellikle istenen harfler sıktığı yüksek, dolayısı ile çok sözcük bulunabilecekler olmalıdır. Türkçede sıklığı yüksek harfler K, A, S olabilir. Bu tür bir değerlendirme dil işlevini ölçme yoluyla frontal lob yeterliğini ölçer. Bu yolla hastanın spontan olarak ürettiği sözcük sayısı kabaca bulunabilir. Bir dakika içinde, verilen ses ile, 8 den az sözcük üretim sayısı normal değildir. Bu sayının içine özel isimler ve çekim/yapım ekleri dahil edilmez. Bu değerlendirme sonucunda afazinin varlığı belirlenmese de, bir frontal lob yeterliliği ve/veya yetersizliğinden söz edilebilir.

Adlandırma değerlendirmesi, o an terapistin elinde veya etrafında bulunan bir iki giyim eşyası veya özel eşya ile değil, çok çeşitli nesnelerle birlikte yapılmalıdır. Sözcüğün kullanım sıklığı çok önemlidir. Kullanım sıklığı az olan nesne isimleri afazide en erken kaybolanlardır. İlaveten, özel bir semantik kategoriden sözcükleri ya da özellikle isimleri, eylemleri, adılları, veya ev eşyalarının, tamir aletlerinin, vücut parçalarının isimlerini kaybedebilir. Aslında, adlandırma yapması istendiğinde, hastalara nesnenin nasıl sunulduğu bile çok önemlidir. Örneğin, optik afazi olarak bilinen afazi tipinde, afazili bireyler özellikle kartlar üzerinde gördükleri nesneleri adlandıramazlar ama aynı nesneleri gerçek hayatta gördüklerinde daha iyi adlandırabilirler. Hatta işlevi verilerek ve dokunmaları da sağlanırsa daha başarılı olabilirler. Adlandırma sürecinde oluşabilecek hataların tipini bir dil ve konuşma terapisti çözümleyerek, bunları bireyin tamlanması, prognozu ve terapisi için kullanabilir.

Yatakbaşı yapılan değerlendirmeler, bazı zor sözcükleri de içeren 6-8 nesneli adlandırma etkinliğini içerirler. Adlandırma sorunu olarak bilinen anomi çeşitli patolojileri akla getirebilir. Alzheimer hastası bireyler nesneye ilişkin anlamlı bilgiyi kaybettikleri için adını söylemekte güçlük çekerler; çünkü ne nesneyi ne de kullanımını artık hatırlamamaktadırlar. Aksine nesneyi tanıyıp, ne işe yaradığını bilip ama hala adını söyleyemeyen afazili bireyler vardır. Bu kişiler nesneye ilişkin anlamlı bilgiye sahip oldukları halde sözcük biçimine erişemezler.

Dolayısıyla, optik afazisi olan bireyler görsel olarak nesneleri adlandıramasalar bile işlevinin verilmesi ile veya işltsel-dokunsal ipuçları ile adını bulabilirler. Uygun bir dil değerlendirmesi bu tür bir görsel agnoziyi (visual agnosia) ortaya çıkarabilir.

Afazili bireyin üretimi hem sözlü hem de yazılı becerileri içermelidir. Sözlü becerilerin dikkat çekici özelliği olan normal olmayan tekrarlamalar perisylvian afazileri (sylvian fisür civarındaki lezyonlarla ilişkilidir) belirlerler: Broca, Wernicke, kondüksiyon ve global afaziler gibi.

Tekrarlamanın korunması ise transkortikal ve bazı talamik afazilerin en ayırt edici özelliğidir. Tekrarlamanın değerlendirilmesi tekli sözcükler, basit tümceler ve karmaşık cümlelerle yapılabilir.

İşitsel anlama ve okuma değerlendirmeleri de hem sözlü hem de yazılı dil etkinlikleri dahilinde basitten karmaşığa doğru gelişen sözcük, sözcük öbekleri ve tümceler çerçevesinde yapılır. Bazı sağ hemisfer lezyonlarına bağlı olarak bireylerin sözcük veya tümcelerin sol taraflarını takip etmede veya okumada zorlukları olabilir.

İçinden okuma veya sessiz okuma, sözlü okumadan daha etkili olabilir ve anlamayı ölçen değerlendirmelerle ortaya çıkabilir. Bazı kondüksiyon afazilerin roman okuyup anladıkları iddia edilmektedir.

Yazılı dilin değerlendirmesi ise yazılanın doğruluğunu ölçtüğü kadar yazı kalitesini, dilbilgisi doğruluğunu ve niceliğini de biçmelidir.

AFAZİ SENDROMLARI

Perisylvian afaziler; Broca, Wernicke, kondüksiyon, global afaziler, perisylvian olmayan afaziler, transkortikal duyusal, transkortikal motor ve transkortikal mikst afazilerdir. Özgün afaziler ise aleksi (yazma bozukluğu ile veya olmaksızın) ve pür sözcük sağırlığıdır.

Anomik afazi kendine özgün lokalisazyonu ile farklı bir sınıflamaya girer. Son zamanlarda, talamik veya diğer sub-kortikal afaziler, kros afaziler ‘özgün afaziler1 sınıflamasına dahil edilir.

Adı geçen afaziler içinde, en çok tanınanları ve sıklıkla gözlenenleri Broca, Wernicke ve kondüksiyon afaziler gibi kortikal afazilerdir.

Broca afazi

Bu afazi tipi çeşitli kombinasyonlarda farklı bileşenleri içerir./Hastalar başlangıçta suskun, sesletimleri bozuk, spontan konuşmaları, tekrarlama ve adlandırmaları yetersiz tutuk afazi olarak bilinirler. Ağır bir okuma yetersizliği gözlenir. Eylem adlandırma nesne adlandırmadan daha kötüdür. Tekrarlama bozuktur ve dilbilgisel hatalar içerir. Hastalarda yüz ve kolda felç bacaktakine göre daha belirgindir. İşitsel anlamaları çok iyi değildir.

Hareketleri ve konuşmaları apraksik özellikler taşır. Bir mum üfleme ya da öpücük verme işleminin gerçekleştirilmesi hasta için çok zordur. Parietal lezyon katılımları apraksiyi ciddileştirir; yine de, bireylerde hata farkındalığı çok yüksektir.

Tipik lezyonlar dorsolateral frontal korteks, operkulum, anteriyor parietal korteks, lateral striate ve periventrikular beyaz cevher civarındadır. İyileşme yıllar alabilir; düzelme daha çok anomik afaziye dönüşebilir.

Broca alanı afazisi (“baby” Broca lesion), sadece 44. alan lezyonu ile sınırlıdır. Afemi, kortikal sağırlık (cortical dumbness), anartri (sesletim bozukluğu) ve subkortikal motor afazi bu alanın hasarlanması sonucunda ortaya çıkabilir. Yine de iyileşmesi çok hızlıdır. Benzer bir sendrom alt pre-rolandic fissure lezyonuna sınırlı olarak da çıkabilir. Afazili bireyler kesinlikle konuşamayan ya da kendilerini normale yakın bir dil kullanımı ile yavaş ve tutuk ifade etmeye çalışan kişilerdir. Yabancı aksan sendromu (Foreign accent syndrome) adıyla bilinen bu durum bir çeşit afemiye benzer.

Wernicke afazisi

Wernicke afazili bireylerin oldukça akıcı konuşmaları ama bozulmuş tekrarlama yetileri fark edilir. Konuşmadaki akıcılığa rağmen, konuşma içeriği anlamlılık açısından boştur. Kendilerine özgü sözcük kullanımları yüzünden konuşmaları jargon doludur. İşittiklerini anlamaları bozuktur. Gramer kullanımları oldukça iyi korunmuştur.

Wernicke Afazisinde Okuma yetileri genellikle korunmuş olsa da konuşma çıktılarına benzer yetersizlikleri sergiler. Sözcük sağırlığı (pure word deafness) gözlenen vakaların bile okuma yetileri oldukça başarılıdır.

‘Hata farkındalığı’nın olup olmadığı tartışmalı bir konudur. Bazı araştırmalar sorunun varlığını doğrularken, diğerleri hataları kendilerine dinletildiğinde farkına vardıklarını iddia etmektedir.

Wernicke afazisine sebep olan lezyon yeri çeşitlidir. Genellikle, Sylvian fisüre yakın olan superior temporal gyrus lezyonu olaydan sorumludur. Derin temporal beyaz madde ya da orta veya inferior temporal gyri’nin katılımları prognozu kötüleştirebilir. Dolayısı ile lezyon yeri, bireyin yaşı ve diğer hemisferin katılımı iyileşmeyi etkileyen faktörler olarak görülür. Wernicke afazileri tümüyle iyileşebilirler veya kondüksiyon ya da anomik afaziye dönüşebilirler.

Çok benzer lezyonlar farklı afazi tipleri de ortaya çıkarabilir. Eşlik eden belirtilerin lokalizasyona yardımcı olup olmadığı araştırılmalıdır. Wernicke afazisine eşlik eden belirtiler görme alanı kaybı, inferior parietal lob katılımı ile gözlenen limb apraksi, parmak agnozisi, akalkuli (hesaplama yetisinin kaybı), okuma ve yazma hasarı (aleksi ve agrafi) ve angular girusun katılımı ile hemen hemen tüm belirtilerin yetersizliğini içeren “Gerstmann sendromu” dur.

Kondüksiyon afazi (Conduction aphasia)

Kondüksiyon afazili bireylerde dil üretimi akıcı ama adlandırma ve tekrarlama hasarlıdır. Hata farkındalığına bağlı olarak hataları düzeltme gayretleri (Conduit d’approche) gözlenir. Teybe alınan konuşmalarındaki hataları düzeltebilirle yetileri gözlenmiştir.

Klasik bağıntısızlık hipotezi kondüksiyon afazinin oluşmasına neden gösterilen anlama ve konuşma üretimi merkezleri arasındaki bağı kuran arcuate fasciculus’un rolüne dikkat çekmekte

ve bu bağın hasarlanmasının bu afazi tipinin ortaya çıkmasına yardımcı olduğunu iddia etmektedir. Henüz doğruluğu kanıtlanmamış olsa da, teypten dinledikleri konuşmalarını düzeltebilme yetileri bu afazi tipinin bir bağıntı hasarından değil, bir dikkat bozukluğundan da kaynaklanabileceğini önerilmektedir.

Bireylerin sözcük bulma güçlükleri ve tereddütleri sıklıkla gözlenir. Sesli okuma ve yazma yetileri göreceli bozulmuştur. Bazı bireylerin yazılı anlatımları çok düzgün, bazılarının ise okuma yetileri roman okuyabilecek kadar şaşırtıcıdır.

Kondüksiyon afazide supramarginal girus ve angular girus oldukça etkilenmiştir. İyileşmeleri beklenir ama sesbilgisel ve semantik açıdan yetersizliklerinin devam etmesi olasıdır.

Global afazi

Bu afazi tipinde bireylerin işitsel anlama, adlandırma, tekrarlama ve konuşma üretiminde yetersizlikleri vardır. Beyin krizi, tümör, demans veya diğer nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilirler.

Global afazide oldukça geniş serebral hemisfer krizleri beklenir. Enfarkt tipik olarak, internal karotid arter ya da orta serebral arter tutulumunu gerektirir. Sonuçta, sol hemisferin büyük bir kısmı veya üçte ikisi hasarlanır. Anterior ve posterior serebral arterler korunmuş olabilirler. Yüzde ve kolda bacağa göre daha tutulumlu sağ felç neredeyse bir kural gibi ortaya çıkar ve sağda yarı görme alanı kaybı vardır (right homonymous hemianopsia).

Global afazi çok nadir olarak sağ hemisfer lezyonları ile de gözlenebilir; bu durumda çapraz afazi (crossed aphasia) olarak adlandırılır. Sol el kullananların beşte birinde veya sağ el kullananların yüzde birinde rastlanan global afazi sağ hemisferde de soldakine benzer bir lezyon ile ortaya çıkarak solda felç ve yarı görme alanı hasarı eşliğinde belirlenir.

Global afazide felç olmaması çok nadir görülen bir durumdur. Felcin gözlenmediği bir olguda motor alanların korunmuş, ama hem anterior hem posterior perisylvian dil alanlarının etkilenmiş olması gerekir. Felçli olmayan vakaların bir talamik lezyondan etkilenmiş olabileceği de unutulmamalıdır.

Global afazi, bireyleri oldukça yıpratmıştır; yine de kendi içinde bazı derecelendirmeleri vardır. Bu bireylerin zaman içinde Broca veya anomik afaziye dönüşme olasılığı vardır ve terapiden kesin faydalanırlar. Çoğu birey, gereksinimlerini sözlü veya yazılı dili kullanamadan da olsa anlatabilme yetisine gelebilir. Seste ezgi, işaret kullanımı veya onay, red hareketleri ile global afazili bireyler iletişim kurabilirler.

Bu açıdan global afaziler, dil yetileri normal ama yüz ifadelerini ve sesteki ezgiyi kaybetmiş, hatalarının çok farkında olmayan dolayısıyla rehabilitasyona yanıt vermeyen bir sağ beyin hasarına göre daha şanslı olabilirler.

İlk 6 ay içindeki iyileşme, global afazinin geleceği için iyi prognoz sağlasa da, afaziye neden olan hasar, bireyin yaşı ve genel sağlığı, lezyon yeri ve aldığı rehabilitasyonun niteliği iyileşmenin oranını saptayabilir.

Pür sözcük sağırlığı (Pure word deafness)

Pür sözcük sağırlığı olan hastalar sağır değildirler ama konuşulan dili anlamazlar. Oysa konuşmaları ve yazılı dili kullanma yetileri korunmuştur.

Birinci temporal girusun her iki yanı ya da Heschl gyrus alanı hasarı bu afazi tipine yol açar. Pür sözcük sağırlığının kortikal sağırlık veya işitsel agnoziden ayırt edilmesi gerekir.

Transkortikal afaziler

Tekrarlama yetisi korunmuş bu tip afazilerde, diğer yetilerin çoğu bozulmuştur. Bir dereceye kadar konuşulanı anlayabilirler ama konuşma çıktıları veya adlandırma yetileri çok azalmıştır. Özellikle bacaklarda zayıflık ile ilişkilendirilen lezyon anterior serebral arterden kaynaklanan kriz sonrası oluşur.

Transkortikal duyusal afazide bireyler akıcı konuşabilirler ama tamamıyla anlayamazlar, adlandırma yapamazlar, konuşmaları anlamlı değildir.

Transkortikal mikst afazide (isolation of the speech area), bireyler sadece tekrarlayabilir; anlamadan ve spontan üretme yapamadan sadece söyleneni yankılama yapabilirler (echoing). Bu tip afazi Alzheimer’in ve demansın ileri evrelerinde görülebilir. Beyin krizi arkasında ise parieto-oksipital kodeksin her iki taraf lezyonu veya left temporo-oksipital kodeks lezyonu ile odaya çıkabilir.

Transkodikal motor afazi’nin konuşmayı başlatmada sorunu vardır. Gramerleri bozuk, sözcük öbekleri az ve kısadır. Başlangıçta hiç konuşma olmayabilir. Çok iyi bilinen bazı kalıplar bile hasarlanmış olabilir. Bir ya da iki bacağın felçli görünümü, anterior serebral ader lezyonunu hatırlatır. Erken dönemlerinde ‘isteksizlik (abulia) ya da hareket etmez-konuşmaz (akinetik mute) bir görünüş’ odaya çıkabilir.

Anomik afazi (Anomic aphasia)

Anomik afazi; korunmuş tekrarlama, akıcı konuşma ve adlandıramama yetisi ile karakterizedir. Bir başka afazinin iyileşmiş hali olabileceği gibi kendi başına bir belirti olarak da ortaya çıkabilir.

Dorsolateral frontal korteks, posterior temporo-oksipital korteks ya da talamus lezyonları gibi çoklu beyin alanlarının etkilenmesi söz konusu olabilir. Sol anterior temporal lezyon da anomik afaziye yol açabilir.

Subkortikal afaziler (Subcortical aphasias)

Broca, çok meşhur hastası Tan-tan vakasında kortikal lezyon ile gelişen derin basal ganglia lezyonlarından bahsetmiştir. Yine de tek başına bir basal ganglia lezyonunun afazi üretebileceği tartışmalıdır. 1980’lerin başlarında caudate ve ilişkili beyaz cevher lezyonlarının afaziye neden olabileceği tartışılmaya başlanmıştı. İzleyen yıllarda nöro-görüntüleme yöntemleri bu konuya daha ileri bilgi sağladılar. Hatta, MRI taramalarında sadece caudete lezyonu saptanan kortikal afazili vakaları ortaya çıkarmaktadır. Kan akışının görüntülenmesine ilişkin çalışmalar, basal ganglia lezyonları olan vakaların kodekste akış anormallikleri saptamasına ilişkin bilgiyi MRI taramaları ile ortaya çıkarmıştır. Striatocapsular lezyonu olan bazı vakalarda afazi veya ihmal (neglect) saptandığı, diğerlerinde bu tür bulguya rastlanmadığı araştırılmıştır.

Talamik afaziler (Thalamic aphasias)

Felçli olmayan veya görme alanı kaybı olmayan afazili bireyler deneyimsiz klinisyenleri şaşırtabilirler. Bu tür afaziye neden olan lezyonlar, talamik kriz sonrası gözlenebilirler. Lezyon yeri özellikle ‘anteriyor talamik’ olarak dikkati çeker; sonuçta anomik afaziye benzer bir tablo ortaya çıkar. Benzer şekilde, talamus ile temporal lob arasındaki beyaz cevher lezyonları ve teorik olarak tümörler talamik afaziye benzer afazi tipleri üretirler. Yine de, vakalar afaziden çok unutkanlık şikayeti varmış gibi görünürler.

Kısaca, talamik afazililer hızlı ve akıcı konuşma, sözcük bulma güçlüğü, jargon konuşma, tekrarlama yetisi korunmuş, semantik parafazi kullanımları olan bireyler olup ağır depresyon içinde bulunabilirler. Ne yazık ki, akut dönemlerde, hastalıklarının seyri dil özelliklerini gölgelediği için yetersizlikleri başlangıçta fark edilmeyebilir.

Pür aleksi (Pure alexia)

Afazililerde okuma hasarı farklı isimlerle bilinebilir: yazma kaybı olmayan okuma kaybı (alexia without agraphia), posterior aleksi, periferel disleksi, harf okuma ve Dejerine sendromu gibi. Tam okuma bozukluğu yaşayan bireyler bu yetersizliklerinin dışında normal dil yetilerini korurlar.

Yazabilirler ama yazdıklarını okuyamayabilirler. Bellek sorunları yoktur, heceleyebilirler, hatta hecelenen sözcükleri de tanıyabilirler fakat okuyamazlar.

Okuma bozukluğunu tanılamaya ilişkin belirtiler, renk isimlerini tanıyamama olarak bilinen renk anomisi, ve bir çeşit görme alanı kaybıdır (contralateral superior quadrantanopsia). Vakaların çoğu anomik olabilirler. Lezyonları, genellikle posterior serebral arterin suladığı gri cevher alanlarıdır. Bu alanlar posterior thalamus, temporal lobun alt kısımları ve orta oksipital lobu içermektedir. Oksipital korteks emboli atmış bir posteriyor serebral arterin yarattığı lezyondan ötürü hasarlanır ve sonuçta okuma yetersizliği ortaya çıkabilir.

Okuma yetersizliğinde oldukça farklı etyolojilere dayanan iki açıklama getirilir: birincisi, bağıntısızlık kuramına dayanır. Lezyon, dominant hemisferden gelen görsel bilgiyi kesmekle kalmayıp sağ hemisferden gelen bilgiyi de keserek, her iki hemisferdeki görsel bağıntı alanlarının dil kodeksi ile bağıntısını koparır. Böylece diğer dil işlevleri korunurken, sadece okumayı gerçekleştiren bağlantılar kopmuş olabilir.

İkincisi ise açıklamayı posteriyor temporo-oksipital kodeksteki sözcük biçimlendirme alanının hasarlanmasına dayandırır. Vakalar sözcükleri tanıyamadıkları için okuyamamaktadırlar. Had okumalar korunmuştur, sözcükteki hadleri tek tek okuyabilmektedirler. Hatta sözcüğü sözlü olarak duyduklarında söyleyebilmekte ve anlamaktadırlar ama kendi            başlarına okumayı gerçekleştirememektedirler

Okuma ve yazma bozukluğu (Alexia with agraphia)

‘Angular gyrus sendromu’ ve ‘santral aleksi’ olarak da bilinir. Gerstmann sendromu; sağ-sol ayrımının yapılamaması, parmak agnozisi ve birden bire odaya çıkan yazı yazma bozukluğu ile odaya çıkan bir durumdur. Henüz gerçek bir sendrom olup olmadığı tadışmalıdır.

AFAZİDE TERAPİ YAKLAŞIMI           • :

Afazide gerek değerlendirme gerekse terapide önerilen çeşitli yaklaşımlar vardır. Değerlendirmeler farklılaşsa da, terapiler bir şekilde hasarlanan dil modalitelerinin çalışılmasına yönelik alıştırmalara odaklanır. Dolayısıyla, Yaşam dil konuşma bozukluğu merkezinde, afazili bireylerin işitsel anlama, tekrarlama, adlandırma ve okumasına yönelik etkinlikler olacaktır.  Yaşam dil konuşma bozukluğu merkezinde, Afazinin apraksi ile görüldüğü durumlarda öncelikle apraksi, afazinin dizartri ile görüldüğü durumlarda ise önce dizartri terapilerinin başlatılması ve gerekli iyileşmenin izlenmesi halinde afazi yetersizliklerinin ele alınarak devam edilmesi uygulanmaktadır.

             Savaş Çelik

Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti

 

Maviş İ. Topbaş SS.  (2017) Afazi – Apraksi – Dizartri: Dil ve Konuşma Terapisi Alıştırma Kitabı. Detay Yayıncılık. Ankara 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir