Artikülasyon (Sesletim) Bozuklukları

Artikülasyon (Sesletim), bireyin konuşmada yer alan organlarının ardışık, uyumlu hareketleriyle belirli bir dile ait konuşma seslerini (a,b,c….) doğru telaffuz etme becerisidir. Konuşma düzeneği; Larensk (gırtlak), Farenks (yutak), yumuşak damak, dil, dişler, dudaklar, ağız ve geniz boşluklarından oluşmaktadır.  Akciğerlerden dışarıya doğru itilen havanın ses tellerini titreştirmesi ile oluşan sesin yukardaki organ ve boşlukların koordineli kullanılmasıyla o dile ait sesler (fonem) oluşturulur. Artikülasyon bozuklukları, belirli bir bozukluğa bağlı (Disleksi, Apraksi, CP, Zihin Eng, Otizm, İşitme Eng vb.) olabildiği gibi, herhangi bir nedene bağlı olmaksızın da görülebilmektedir. Okul öncesi ve okul çağı çocukların %10’unda artikülasyon bozukluğu vardır ve %100 başarıyla sorun çözülmektedir (Aprakside hedef %80 başarıdır).

            Türkiye de genel olarak çocukların edindiği ilk sesler (sözcük içinde farklı yerlerde olabilir) /b,d,t,k,m,y/ (18 ile 20 aylar arasında) ve son sesler /r/ ve Sözcük ortası pozisyonlarda /h/ (40 ile 48 aylar arasında) sesleridir (). 3,5-4 yaşlarındaki bir çocuğun konuşmasının aile dışındaki bireyler tarafından anlaşılmıyorsa veya “kitap” yerine “titap”; “resim” yerine “yesim” diyorsa Artikülasyon bozukluğu vardır ve Yaşam Dil ve Konuşma Bozuklukları kliniğimize bekleriz.

            Artikülasyon Bozukluğu oluşturan bazı bozukluklara değinecek olursak, CP’nin bazı semptomları kas zayıflığı ya da kasılmaları, aşırı istemsiz hareketlerdir. Bu kas zayıflığı ya da kasılmaları konuşma düzeneğini de, özellikle ağız ve yüz bölgesindeki kasları da etkilediğinden artikülasyon hataları CP’de yaygındır. CP’deki bu hatalar disartrik olabileceği gibi oral bölgedeki yapısal problemlerden de kaynaklanabilmektedir.

            Dudak-Damak Yarıklığı; dudak, damak (sert ve/veya yumuşak), diş, burun gibi yapıların birinin ya da birden fazlasının yapısal bozukluğunun olmasına ve bu organların artikülasyon için gerekli olan hareketleri olması gerektiği gibi yapamamasına neden olmaktadır.

Genelde görülen artikülasyon hataları artlaştırmadır (“toka” yerine “koka”). Velofarengeal kapanmayı sağlayamadıkları için hipernazalite de görülmektedir.

            Disleksi: Kişinin herhangi bir zeka engeli olmaksızın okuma ve dil becerilerinde problem yaşamasına sebep olan üç özel öğrenme güçlüğünden biridir. Dislekside sıklıkla dil gelişim geriliği (3-3,5 yaşında ilk kelimelerin üretilmesi), fonolojik (“kitap” yerine “kipat ya da “mavi” yerine “vami” demesi) ve artikülasyon hataları görülmektedir.

            Pelteklik, genel olarak tüm artikülasyon hataları pelteklik olarak değerlendirilebilir. Ama Pelteklikte en belirgin hatalı sesler /s,z,ş,j,c,ç/ sesleridir. Peltek bireyler /s,z/ seslerini dili dişlere değdirerek (lisbing yaparak) üretirler. Yine peltek bireyler /ş,j,c,ç/ seslerinin yerine başka ses koyma şeklinde üretirler. Örneğin, “şeker” yerine “seker”, “jilet” yerine “zilet” yada “cilet”, “çiçek” yerine “sise” ya da “titek” şeklinde üretmesi gibi…

            Konuşma apraksisi (Sözel Apraksi), konuşmanın programlanmasına ilişkin motor bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Konuşma Apraksisinden Dominant inferior frontal bölge sorumludur. Konuşma Apraksisi, Konuşma seslerinin sıralanması için gereken hareketlerin koordinasyonu ile ilgili motor planlama/programlamadan kaynaklanan güçsüzlüktür. Konuşma Apraksisi, Genel olarak sesletim düzeneği ile ilgili kaslarda zayıflık, paralizi ya da koordinasyon sorunu olmaksızın, sesletim hareketlerini istemli ve amaçlı olarak gereği gibi yapamama ve kullanmama sonucu sesbirimlerin yanlış ve tutarsız olarak üretilmesi olarak tanımlanır.

Dil bağı, dilin hareketli olan ucunu, ağız tabanına bağlayan bir zar olarak tanımlanabilir. Bu zar bazı çocuklarda normalden uzun olabilmektedir. Dil bağının konuşmaya etkisi ile ilgili farklı görüşler vardır. Dil bağı ile ilgili farklı görüşlerin olması farklı dillerde farklı fonetiklerin olmasındandır. Türkçe konuşan bireyler açısından bakıldığında, eğer dil ucu ön dişlerin gerisindeki sırta (alveolar ridge’e) değdirilebiliyorsa, dil bağının artikülasyon bozukluğuna yol açması beklenmemektedir. Ancak ağız içi hijyeni, beslenme güçlükleri (emme, yutma) ve dil bağının neden olabileceği diş anomalileri de dikkate alınarak ameliyat kararı düşünülmelidir.

           Artikülasyon Bozukluklarında uygulanan terapi yöntemlerine buradan ulaşabilirsiniz…

 

 

                Savaş ÇELİK

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir