Dil Gelişim Geriliği Gösteren (Konuşamayan) Çocuklarda Terapi Yöntemleri

  1. Terapist Merkezli Yaklaşımlar
  2. Çocuk Merkezli Yaklaşımlar

Terapist Merkezli: Katı bir şekilde yapılandırılmış, uygulayıcı merkezli, somut pekiştirçelerin kullanıldığı davranışçı yaklaşımı temel alan ve alanda en yaygın kullanılan yöntemlerdir. Bunlar,

Alıştırma(Drill): Konuşamayan çocukların terapisinde Kategori seçimi, terapinin nerden başlayıp nerde biteceği, kullanılacak araçları, süresi, çocuktan beklenenler  ve pekiştireçleri önceden terapist tarafından belirlenir. Tekrarlı şekilde hedef kelimeleri ya da cümleleri taklit ettirme söz konusudur. Örneğin, Hayvanlar kategorisinden resimli kartlar seçilerek, terapistin söylediklerini çocuğun tekrar etmesi üzerine terapi uygulanır.

Alıştırma oyunu (Drill Play): Alıştırmadan farkı araçları ve pekiştireçleri çocuğun seçtiği yöntemdir. Örneğin; kitap boyama aktivitesine başlarken çocuğa istediği bir sayfayı boyama için seçme şansı verilir, o sayfadaki nesne sunulur. Sonrasında hedef kelime ya da cümle ortaya çıkınca pekiştireç olarak o sayfadaki hedef nesneyi boyamaya izin verilir.

Modelleme (Modelling): Konuşamayan çocukların terapisinde diğer iki yönteme alternatif olarak sunulmuştur. Sosyal öğrenme teorisinden destek alır ve üçüncü bir kişiyi model olarak terapiye dahil eder. Terapistle üçüncü kişi terapi sürecin oynar ve çocuk izler. Sonra çocuktan aynısını yapması beklenir. Amaç çocuğun taklit etmesi değil modelin sunduklarından bir örüntü bulup kavraması beklenir.

Çocuk Merkezli: Oyun ya da çocuğun sevdiği etkinlikler üzerine kurulmuş, ağırlıklı olarak terapiyi çocuğun yönlendirdiği yöntemlerdir.

Doğal Dil Öğretim Yöntemleri (Milieu Teaching,Eteçom/Edep, FloorTime vb): Konuşamayan çocukların terapisinde bu yöntem, çocuk tarafından yalnızca bir “oyun” olarak anlaşılır ve terapiyi çocuk yönlendirir. Terapist bir oyunu hedef kelime ya da cümlelerin azami düzeyde çıkabileceği şekilde oluşturur. Terapistin yapacağı şey etkinliği yönlendirmek değil yalnızca çocuğu izlemek ve ilgisine yönelmek, yaptığını yapmak, yaptığı hakkında konuşmaktır. Burda önemli olan Çocuk terapiste değil terapistin çocuğa tepki vermesi, Çocukla uygun göz kontağı ve oturma pozisyonunda olma, Ortak ilgiyi sağlayacak oyunlar seçme, Jest & mimikle ve çocuğa uygun tonlama/seslerle destekleme, İlgisini çekecek yaşına uygun etkinlik/oyun seçimidir. Hikaye okuma, masa üzerinde ya da halı üzerinde hayali ve/veya kurallı oyun etkinlikleri şeklinde uygulanır.

Doğal Dil öğretim yöntemiyle evde yapılabilecekler

Bütün çocuklar, konuşmayı öğrenmeden önce pek çok sözel olmayan iletişim becerileri öğrenirler. Buna İletişimin söz-öncesi dönemi denir.  İletişimin söz-öncesi dönemi, Başkalarına Dikkati Yöneltmek, Karşılıklı Konuşmada Sıra Almayı Öğrenmek,  Taklit Etmeyi Öğrenmektir.

Başkalarına Dikkati Yöneltmek, çocuğunuzla konuşurken onun yüzünüze bakmasını ve dikkatini size yöneltmesini, oyuncaklarına bakmasını veya basit talimatları yerine getirmesini sağlamaktır.

Konuşma Bozukluğunda, Başkalarına dikkati yöneltme çalışmaları: Bir şeyi yaparken ne yapıyor olduğunuza dair onunla konuşun. Ona adıyla seslenin ve tekrar konuşmaya başlamadan önce onun size bakması için bekleyin. Bakmıyorsa, ‘Bana bak.’, ‘Gözüme bak.’, ‘Beni dinle.’ gibi dikkatini çekmeye yönelik konuşmalar yapın. Konuşmanızı gülümseme ve dokunmayla eşleştirin.

Çocuğunuzla konuşurken yüzünüzü onun yüzüne yakın tutun. Çocuğunuzun ellerini kendi yüzünüze doğru yönlendirin. Çıkardığı sesler iletişimsel olmayıp, tesadüfen bile çıksa her çıkardığı sese cevap verin. Çocuğunuzun dikkatini yöneltmesini ve cevap vermesini cesaretlendirmede tüm aile bireylerinden yararlanın.

Konuşma Bozukluğunda Sıra Alma, evde oyuncaklarla oynarken ‘sıra bende.’, ‘Sıra sende.’ Ya da ‘Sıra annede.’, ‘Sıra Ayşe’de.’ diyerek, sırayla oynamayı sağlanmalıdır. Özellikle ses çıkaran oyuncaklarla başlanırsa çocuğunuzun ilgisini daha kolay çekebilirsiniz. Başlangıçta çocuğunuz buna uymayabilir. Bunu oyuncakların kontrolünü elinizde tutarak, önce siz sonra çocuğunuz olacak şekilde oynatabilirsiniz.

Konuşma Bozukluğunda Taklit, önce çocuğunuzun yaptığı mimikleri taklit ederek başlayabilirsiniz. Sonrasında belirlediğiniz hareketleri birlikte yaptırabilirsiniz. Örneğin, Dudak titretme, parmak oyunları (Bu tutmuş, bu temizlemiş…), dil çıkarma vb.

Konuşma Bozukluğu olan Çocuğunuz yukarıdaki davranışları öğrendikten sonra ya da hali hazırda varsa günlük yaşamın içinde, Çocuğunuz iletişim kurmaya çalıştıkça (işaretle, ses çıkararak vb.), konuşarak isteklerini iletmesini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Örneğin:

Yemek yerken, yemekleri masada dağıtın ve çocuğunuzu atlayarak (ona yemek vermeyerek) diğer kişiye verin. Böylece sizden kendisine de vermesi için fırsat oluşturmuş olacaksınız. Bu sırda hedeflediğiniz sözcüğü (ver-bana da-ben vb.) söylemesi için “ne istiyorsun?” gibi sorular sorun. Söylemezse siz örnek olun.  Örneğin, ‘Ne diyecektik, “bana da. (ya da ver vs.)”. hadi sen de söyle.’ Gibi. Ve ya çorba verip yanına kaşığı eksik koyarak kaşık istemesini (yukarda ki örnekte olduğu gibi) sağlamalısınız.

Oyun oynarken de aynı şekilde yapılabilir. Oyuncakları eksik vererek, sıra o parçaları kullanmaya geldiğinde istemesini sağlamış olursunuz. Oyuncaklarla yapılan eksik verme, yemek masasında da uygulanabilir. Çocuğunuza yemeği normalde verdiğinizden az vererek, bitirdiğinde biraz daha istemesini sağlayabilirsiniz.

Oyuncak kutusunu açmadan vererek sizden yardım istemesini sağlayabilirsiniz. Sevdiği oyuncakları ulaşamayacağı bir yere koyarak istemesini sağlayabilirsiniz.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, çocukla inatlaşmaya varacak ya da yoksunluk yaratacak (susuz ve ya aç kalacak) düzeyde geciktirme uygulanmamalıdır. Yani söyletene kadar ısrar edilmemelidir.

Bütünsel Dil Yaklaşımı: Konuşamayan çocukların terapisinde Çocuk merkezli yaklaşımların yanı sıra diğer yöntemlerinde kullanılmasıdır. Resimli kartlarla terapiye başlanıp, hikaye etkinlikler ve oyunlarla süren yaklaşımdır.

Konuşamayan çocukların terapisinde genelde, zeka düzeyi düştükçe Klinesyen merkezli; zeka düzeyi yükseldikçe Çocuk merkezli yaklaşımlar ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Klinisyen merkezli yaklaşımlar hedefi daha kolay ortaya çıkarır fakat günlük hayatta kullanılmasını sağlamada sorun yaşar. Çocuk merkezli yaklaşımlarda terapi süreci günlük hayatın bir parçasıdır ya da taklididir. O yüzden genelleme sorunu yoktur. Çocuk öğrendiklerini günlük hayatta kullanmaya daha kolay geçer.

               Savaş Çelik

Uzm. Dil ve Konuşma Terapisti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir